Zaman Çarkı Tarihi: Efsaneler Çağı

tarafından FantasGEEK
0 yorum 291 views

Zaman Çarkı tarihi serisi Efsaneler Çağı ile devam ediyor. Bu makale Efsaneler Çağı’nın nasıl başladığı, ulusların, insanların ve toplumsal hayatın neye benzediği hakkında elimizdeki mevcut bilgileri içermektedir.

Efsaneler Çağı‘ndan önce Zaman Çarkı Tarihi: Giriş ve İlk Çağlar yazımızı okumadıysanız okumanızı tavsiye ederiz.

Not: Kitapları okumayanlar için spoiler uyarısı !!

Zaman Çarkı Tarihi: Efsaneler Çağı

Efsaneler Çağı’nın tam olarak ne kadar sürdüğü bilinmiyor, ancak binlerce yıl sürdüğü kesin. Rakam ne olursa olsun, dünya tarihinde kesinlikle son derece uzun ve müreffeh bir dönemdi.

Aes Sedai’lerin rehberliğinde dünya halkları ortak çıkarlarda bir araya geldi. Tek Güç’ün keşfinden önce, ulusların çoğu tarafından kullanılan bir tartışma forumu vardı, ancak Aes Sedai’lerin rehberliğinde bu daha büyük bir şey haline geldi. Dünya Parlamentosu olarak adlandırılan tek bir gezegensel hükümet. Sadece bir Aes Sedai, Dünya Parlamentosu’nda temsilci olarak görev alabildi. Dünya milletlerinin her birinin mecliste temsilcisi ve oyu vardı. Bununla birlikte, zaman geçtikçe, tek tek uluslar veya devletler kavramı azaldı ve dünya tek bir topluluk haline geldi.

Tek Güç, insan ırkının tamamının yaşam standardını ve yaşam kalitesini iyileştirmek için kullanıldı. Kuraklıklar sona erdi, Aes Sedailer hem yeni ilaçları hem de Tek Güç ile yaraları iyileştirmenin yollarını araştırdıkça doğal afetler nadir hale geldi ve insan ömrü uzadı.

Kesin rakamlar değişiklik gösterir, ancak bazıları toplam nüfusun % 3’ünün Tek Güç’ü yönlendirebileceğini iddia etmektedir. Efsaneler Çağı’nda dünya nüfusu, güvenilir doğum kontrol yöntemleri ile yönetilebilir bir seviyeye düşürülmüş, olsada Aes Sedailerin sayısı on milyonlarla olmasa bile milyonlarla ölçülebilir hale gelmiştir.

Zaman Çarkı Tarihi Efsaneler Çağı

Efsaneler Çağı: Teknoloji

İlk Çağ ulusları yavaş yavaş ortadan kayboldu ve dünya şehir topluluklarına ayrıldı. Her şehir, kasaba ve hatta köy büyük ölçüde bağımsızdı ve yerel olarak seçilmiş konseyler yerel işlerle ilgileniyordu. Yerel konseyler gerektiğinde Dünya Parlamentosu’ndan daha fazla kaynak talep edebilir ve geniş bir alan belirli bir olaydan etkilenmişse, bir nehrin inşasıyla yaratılan yeni bir vadi gibi, o zaman birkaç şehrin konseyi birleşip tüm halkın iyiliği için çalışacaktı veya Aes Sedailer’in yardımını isteyeceklerdi.

Bu çağda kirlilik bilinmiyordu. Teknoloji, yerçekimine karşı durabilen cihazların inşa edilebileceği noktaya kadar gelişmişti. Kendilerini havada tutmak için karşıt manyetik alanlar kullanan, jumperlar (atlayıcılar, zıplayıcılar) ve sallanan kanatlar hızlı ve güvenilir bir ulaşım aracıydı. Bu ulaşım araçları düzenli karayolları boyunca hareket ediyordu. Diğer araçlar, jo-cars, uzak bölgelere ulaşmak için ana yollardan seyahat ederken, sho-wings olarak bilinen büyük uçaklar ile kıtalar arasında güvenli ve hızlı bir şekilde seyahat edilebiliyordu.

Güç, çeşitli yollarla sağlandı. Güneş’in kendisi, bilinmeyen bir şekilde, büyük miktarda güç üretirken, Dünya yüzeyinin çok altında bulunan enerjiler de kullanıldı. Kıyı bölgeleri gelgitin güçlerini kullanırken dağ bölgeleri, insanların soluduğu hava ile güç üreten rüzgar tarlalarını kullandı. Enerji, artık anlaşılmayan mekanizmalar aracılığıyla dünya çapında bir bütün halinde yayıldı.

Aes Sedai tarafından kontrol edildiği için hava durumu tahmin edilebilir ve rahatlatıcıydı. Hava durumunu düzenleyebilen Ter’angrealler üretildi. Daha küçük kıtalardan birini bile etkilemek için düzinelerce cihaz gerekiyor olsa da yağmur yüzlerce kilometrekarelik alanı kapsayan büyük çiftliklere düşerek milyonlarca insanı beslemek için yeterli mahsul sağlayabiliyordu. Kıtlık artık insanlığın başına dert değildi.

Zaman Çarkı Tarihi Efsaneler Çağı

Bu Çağdaki çoğu insan kasaba ve köylerde yaşıyordu. Büyük ölçüde gelişmiş iletişim, çoğu insanın evden çalıştığı ve dolayısıyla büyük şehirlere seyahat etmeye veya yaşamaya gerek olmadığı anlamına geliyordu. Bu iletişim teknolojisi sayesinde dünyanın diğer tarafından bile insanların evlerine üç boyutlu bir görüntü gönderilebiliyordu. Bu teknoloji eğlence için de kullanıldı, oyunlar halkın eğlencesi için evlere aktarıldı.

Evler ve aslında tüm binalar kendi kendini düzenliyorlardı. Isı eşanjörleri, hava durumuna bakılmaksızın içeride sabit ve konforlu bir sıcaklık sağladı. Kızdırma ampulleri ışık sağladı ve hiçbir zaman değiştirilmeleri veya şarj edilmeleri gerekmedi. Bilinmeyen bir mekanizma, bina içindeki herkesin sağlığını izledi ve birisinin hastalanması veya bir kaza geçirmesi durumunda eğitimli tıbbi personeli bile çağırabiliyorlardı.

Kıyafetler sahibine göre biçimlenmekte, hatta kullanıcıya uyacak şekilde şekil ve boyut değitirmekteydi. Birçok malzeme kullanıldı, ancak bugün sadece iki tanesi biliniyor. Bir, streith, rengini ve dokusunu, kullanıcının ruh haline uyacak şekilde değiştirdi. Diğeri, fancloth, çevresi ile neredeyse tamamen karışarak bir kamuflaj etkisi sağladı. Bu, kıyafetler saklambaç gibi oyunların yetişkinler arasında bile popüler olduğu partilerde moda olarak kabul edildi. Fancloth bugün başka, daha pratik bir amaç için kullanılmaktadır.

Tıbbi teknoloji son derece gelişmişti, ancak çoğu durumda tamamen gereksiz görülüyordu. Şifa Yeteneği konusunda uzmanlaşmış Aes Sedailer – o zaman dedikleri gibi restore etmek – herhangi bir hastalığı veya ölümcül yaralanmayı iyileştirebiliyorlardı. Sadece son derece karmaşık nörolojik bozukluklar düzeltilemedi ve bu hastalıklardan muzdarip az sayıda kişi doğumdan ölüme şefkat ve cömertlikle tedavi edildi.

Yoksulluk, hastalık ve stres türlerinin çoğunun ortadan kaldırılması nedeniyle bu çağdaki yaşam süreleri büyük ölçüde artmıştır. Normal insanlar 150-200 yıl arasında yaşıyordu. Tek Güç’ün düzenli kullanımı ile yaşlanması büyük ölçüde yavaşlamış olan Aes Sedailer ise 650 ile 700 yıl arasında yaşadı. Aes Sedailer’in yaşlılıktan öldüğünde, yaşadığı bölgede topluca yas tutulurken, bir kazada Aes Sedai’nin ölümü, toplumun her düzeyinde ciddi şoklara neden olan bir olaydı.

Efsaneler Çağı: Şehirler

Zaman Çarkı Tarihi Efsaneler Çağı

Çoğu insan daha küçük yerleşim yerlerinde yaşasada büyük şehirler de vardı. Bu şehirlerin en büyüğü ve efsanesi Paaran Disen’di. Paaran Disen, Dünya Parlamento Binası’nın ve Aes Sedailer’in operasyon üssü olan Hizmetkarlar Salonu’nun bulunduğu şehirdi. Efsaneler Çağı’nda Paaran Disen dünyanın başkentiydi.

Hizmetkarlar Salonu, uzun sütunları ile ünlüdür ve tüm binayı ışıkta parlatan elstone adlı bir malzemeden yapılmıştır. Şehrin kendisi, bazıları görünüşte kristalden yapılmış yüksek sivri binalardan oluşuyordu. Şehrin kalbinde, pırıl pırıl göllerle ve kora ağaçlarıyla dolu harika bir park vardı. Chora ağaçları, onlara yaklaşan herkesin memnuniyetini tetikleyen barış ve uyumu yaydı. Bu ağaçların bahçeleri Efsaneler Çağı’nda her şehirde ve dünyanın en büyük kasabalarında bulunabiliyordu

Paaran Disen dışında diğer büyük şehirler, önem ve büyüklüğüne göre bu şehirler azalan sırada şöyledir: M’Jinn, Comelle, Adanza, Mar Ruois, V’saine, Jalanda, Emar Dal, Paral,Halidar, Kemali, Tsomo Nasalle, Devaille ve Tzora. Comelle bir dağın yamacına tutunmuş büyük bir liman şehridir. Adanza pek çok insanın tatil için tercih ettiği, çılgın karnavallarıyla ünlü bir şehirdir, insanların tatil için Adanza’ya geldikten sonra kendine gelmek için tekrar tatile ihtiyaç duyduğu söylenir.

Zaman Çarkı Tarihi Efsaneler Çağı
Efsaneler Çağı haritası

V’saine bir üniversite şehriydi. Collam Daan isimli üniversite tüm dünyada bilginin merkezi olarak görülmektedir. Bilginin muhteşem başarısını hatırlatması adına üniversitenin üzerinde Sharom olarakta bilinen büyük gümüş bir küre asılmıştır. Üçyüz metre çapındaki Sharom yerçekimi ve manyetik alan aracılığıyla asılı durmaktadır. Sharom, Tek Güç hakkındaki ileri seviyede çalışmalar için araştırma merkezi olarak kullanılmaktadır ve onun etkisi sayesinde Efsaneler Çağı’nda, Tek Güç ile Zaman Çarkı araştırmalarında müthiş atılımlar yapılmıştır.

Hızlı ve güvenilir ulaşım dünyayı gerçekten çok küçük bir yer haline getirmişti. Efsaneler, bu nedenle insanlığın bu dünyanın ötesine genişlediğini iddia ediyor. Bir efsane – kesinlikle hayali bir hikaye – Lem adında büyük bir kaşifin İlk Çağ’da bir ateş kartalıyla Ay’a gittiğini, Ay’da ve ötesinde yaşayan insanların olduğunu söylüyor. Aynı efsane, uzak yıldızlara bile Tek Güç kullanarak seyahat edilebileceğini iddia ediyor. İnsanların bu yıldızların etrafındaki dünyalarda da yaşayıp yaşamadıkları veya daha sonra kaderlerinin ne olduğu belirsizdir.

Geçit Taşları, Ogierler ve Nymler

Efsaneler Çağı: Geçiş Taşları

Bilinen şey, Aes Sedailer’in Geçiş Taşlar’ı olarak bilinen nesneler üzerinde deneyler yapmaya başlamış olmasıdır. Geçiş Taşları ilk yönlendiriciler ortaya çıktığında İlk Çağ sona ermeden önce yaratılmışlardır. Westlands’de düzinelercesinin kalıntısı bulunan Geçit Taşları’nın tam olarak neden yaratıldığı bilinmemektedir, ancak amaçları açıktır. Bu Taşların kullanımı ile Aes Sedailer, “paralel evrenler” denilen, kendimizinkinden farklı ama aynı zamanda daha az maddesel olan gerçeklere seyahat edebilirdi.

Aes Sedai bilim insanalrı, Geçit Taşları dünyalarının, “gölge boyutlar” olduğu, geleceğin dokumalarının Zaman Çarkı tarafından başladığı ancak daha sonra atıldığı sonucuna vardı. Daha az maddeselliklerine rağmen, bu dünyaların içinden gelen nesneler ve hatta canlı varlıklar, hiçbir kötü etkisi olmadan kendi dünyamıza getirilebilirdi.

Efsaneler Çağı: Ogierler

Ogierler’in bu dünyalardan birinden gelmesi mümkündür. Ogierler, bizden farklı ama aynı zamanda bize benzeyen, insan olmayan bir ırktır. Ogierler, büyük, tüylü kulaklar ve geniş, neredeyse düğme benzeri burunlarla yaklaşık üç metre boyundadır. Sessiz, huzurlu bir ırk, sabırlı ama aynı zamanda bilgiye açlar. Yurt olarak adlandırılan geniş ormanlık, barış ve huzur dolu geniş ormanlık bölgeler olan kendi özel alanlarında yaşarlar. Sıradan yerlerin mi Ogier yurduna çevrildiği ya da Ogierlerin bir şekilde esrarengiz dünyalarından mı yurtları taşıdığı ya da getirdiği bilinmemektedir. Yurtlar’ın daha alışılmadık özelliklerinden biri, Tek Güç’ün içlerinde hiç kullanılamamasıydı. Binlerce yıllık Aes Sedai çalışmasına rağmen, bunun nedeni bilinmemektedir. Sır ne olursa olsun, Çağın sonunda Ogierler tarafından bile kaybedilmiştir.

Zaman Çarkı Tarihi Efsaneler Çağı ogier

Efsaneler Çağı: Nymler

Ogier’in keşfi, Aes Sedai’yi kendi insanlık dışı ırklarını yaratmayı denemeye yönlendirdi. Görünüşe göre Aes Sedailer birçok deney ve sadece tek bir başarıdan sonra bu bölümdeki araştırmayı sonlandırdılar. En azından kamuya bu şekilde açıklanmıştır. Araştırmanın daha ahlaksız bilim adamları tarafından gizlice devam ettirildiğini biliyoruz. Elde edilen tek başarı Nym idi.

Nymler, dört ila altı metre uzunluğunda, görünüşte tamamen canlı maddeden oluşan devasa insansı varlıklardı. Çoğu çim ve çiçeklerden yapılmış gibi görünüyordu, aslında içlerinde gerçektende böcekler yaşıyorlardı, gerçi bunu Nymler dert etmezler. Kırılgan görünümlerine rağmen, Nymler korkunç bir şekilde güçlüdür. Ogierler’den bile çok daha güçlüydü. Nymler ve daha az ölçüde Ogierler, doğa ile uyumlu canlılardır ve etraflarındaki doğa güçlerini manipüle edebilirler.

Aes Sedailer ve Hizmetkarlar Salonu

Efsaneler Çağı: Aes Sedailer

Tek Güç’ü yönlendirebilmek büyük bir sorumluluktu, ama bugünün aksine Aes Sedailer asla birisine Tek Güç’ü öğretmekten vazgeçmemştirler. Eğer yönlendirebiliyorsanız, Aes Sedai’ydiniz ve bu şekilde eğitilmeliydiniz. Asla Hizmetkarlar Salonuna gitmemiş ya da Tek Gücü bir daha kullanmamış olsanız bile, hala Aes Sedai’ydiniz.

Bunun başlıca nedeni ise korumaktır. O zamanlarda şimdi olduğu gibi öğrenebilecek olanlara kıyasla yeteneğe doğuştan sahip olanlar eğitim almazlarsa, dört kadından üçü ve iki adamdan biri korkunç bir şekilde ölmektedir. Şehirlerden köylere ve hatta küçük mezralara kadar çoğu yerleşim yerinde eğitimli bir Aes Sedai sakini olduğu göz önüne alındığında, yönlendirebilenlerin büyük çoğunluğu oldukça hızlı bir şekilde bulunup ve eğitim merkezlerine gönderilmiş olmalıdır.

Aes Sedailer aynı zamanda insanların periyodik olarak test edilmesi için cesaretlendirir, dileyen kimseler başvurarak sınanmasını talep edebilir. Testler okullarda ve kolejlerde de yapılmıştır. Kızların, on iki ve yirmi bir yaş arasında (bugün olduğu gibi) yönlendirebilme yeteneği ortaya çıkar ve hemen hemen tamamı eğitimleri sırasında tespit edilirlerdi. Erkekleri tespit etmek daha zordur, çünkü on altı ila yirmi sekiz yaşları arasında yetenekleri ortaya çıkardı. Bulması en zor olanı, Tek Gücü nasıl kullanacağını öğrenebilecek olanlardı, çünkü doğuştan gelen yetenekte olduğu gibi ‘semptomlar’ göstermediler.

Zaman Çarkı Tarihi Efsaneler Çağı

Bir kez tespit edildikten sonra, yönlendirebilenler ya yerel Aes Sedai’ye çırak olarak verilir, ya da büyük şehirlerden birinde bir eğitim okuluna gönderilirlerdi. Yönlendirebilenler arasında sadece en güçlü ve en büyük potansiyele sahip olanlar Hizmetkarlar Salonuna gönderilirdiler. Bu tür bir eğitimin ne kadar sürdüğü açık değildir, ancak disiplinin göreceli olarak rahatlamış olması, Tek Güç kullanmanın farklı yolları sınıflarda değil ilk elden öğretilmektedir. Bu eğitim birkaç yıldan daha uzun olmamakla birlikte bugün şal kazanmak için harcanan on-yirmi yıllık sürelerden çok daha kısa olduğu kesindir.

Efsaneler Çağı: Herkesin Hizmetkarı

Aes Sedai hiyerarşisine derinden dahil olmakla nispeten ilgisiz olanlar için, aslında tüm yaşam boyunca bir kez Hizmetkarlar Salonu’nu (resmi olarak Aes Sedai saflarına yerleştirildiğinde) ziyaret etmek mümkün oldu. Gerçekten de, Aes Sedai’nin büyük çoğunluğu Güç ile ilgisi olmayan mesleklere sahiplerdi. Yetenekleri onlara meslektaşlarına karşı adil olmayan bir avantaj sağlayacağından (binlerce yıllık barış bile insan doğasını tamamen değiştiremez) onlar için birkaç iş yasaklandı, ancak istihdam yollarının çoğu hala açıktı. Aes Sedailer herhangi bir sorun yaşamadan yazar, filozof, bankacı, katip veya esnaf olabilirlerdi. Topluluğa hizmete ilişkin baskı ve anlayıştan dolayı, çoğu topluluğa hizmet edebileceği şifa, inşaat veya maden alanında çalışmayı seçmiştir.

Çok sayıda Aes Sedai, belirli bir bilimsel veya teknolojik araştırma alanını hızlandırmak için Tek Güç’ü kullanarak, araştırmacı olarak çalıştı. Bazıları Gücün kendisini keşfetme, yeni Yetenekler geliştirme ve onunla neler yapıp neyin yapılamayacağını keşfetme gibi tehlikeli bir iş için gönüllü oldular. Bazen kazalar oldu ve Aes Sedailer yönlendirme yeteneklerini kaybettiler. Hatta bazıları öldü. Yine de, birkaç bin yıl içinde, Tek Güç’ün sınırları oldukça sıkı bir şekilde belirlenmiş ve anlaşılmıştır. Efsaneler Çağı boyunca Tek Güç bir tek diğer insanlara karşı silah olarak kullanılmamıştır.

Efsaneler Çağı: Dünya Barışı

“Savaş” kelimesinin birkaç tarihçi dışında bilinmediği Efsaneler Çağı tamamen barışçıl bir dönemdir. Pek çok küçük adli suç, hayatın ucuzlaması, yüksek ücretler ve mükemmel bir yaşam standardı ile ortadan kaldırıldı. İşsiz olanlar, işi teşvik edecek kadar düşük, ancak aynı zamanda adil bir yaşam standardı sağlayacak kadar yüksek olan cömert bir ödenek programı ile desteklendi.

Ara sıra tutku veya kıskançlık suçları meydana geldi, ancak bunlar çok azdı. Şiddete yol açan psikozlar genç yaşta tespit edildi ve içtepi olarak bilinen ve bazı olumsuz dürtüleri ortadan kaldıran bir Tek Güç yöntemiyle ortadan kaldırıldı. Çok nadir bazı vakalarda birey bu yönlendirmeden kurtularak yetişkinliğinde suça meyleder, bu tür vakalarda da çok daha güçlü bir İçtepi ile bir daha asla suça bulaşmaması sağlanırdı.

Satranç gibi taktik oyunları hala oynandı ve eskrim atletik bir hobi olarak kabul edildi, ancak gerçek dövüş için asla kullanılmadı. Savaşmak için gerekli olan tek zaman, birisinin vahşi bir hayvan tarafından saldırıya uğramasıydı ve çoğu durumda sakinleştirici silahlar, yaratığı öldürmek yerine sersemletmek için kullanılabilirdi.

Modern tarihçiler ve filozoflar Efsaneler Çağı’nın ütopik havasını eleştirerek bu çağdaki ‘tam barışın’ İçtepi kaynaklı olabileceğini, Aes Sedailerin toplumsal barış uğruna, iyiniyetle ancak zorla tüm insan ırkını sıkı düzen altına aldığını, insan doğasını ve hür iradeyi yok saydığını söylemektedir. Bugün Aes Sedailer’in İçtepi kullanımını açıkça yasaklamış olması bu sav adına doğrulayıcı bir etken olsa da bu mesele kesinlikle tartışmalıdır.

Zaman Çarkı Tarihi Efsaneler Çağı

Zaman Çarkı: Dai’shain Aieller

Kavgalara dönüşen hareketli tartışmalar hala devam etti ve şiddet dünyadan tamamen çıkarılmadı, ancak özellikle dindar insanlar, bunun bile çok fazla olduğuna ve kendilerini tam ve eksiksiz bir pasifizm yaşamına adadıklarına inanıyorlardı. Bu hareketin kökenleri bilinmese de İlk Çağ’a ait hoşgörü ve sabır tavsiye eden, yeniden doğuşa inanan bir dinin küllerinden alevlendiği zannedilmektedir. Bu din aynı zamanda kendini savunma ve egzersiz için dövüş sanatları da öğretti.

Yeni hareket kendisine Da’shain Aiel (“Barışa Adanmış”) adını verdi. Da’shain Aiel, Yaprağın Yolu diye adlandırdıkları bir felsefeyi takip ettiler. Yolu olarak adlandırmışlardır. Yaprağın Yolu sonu ölüm dahi olsa sarsılmaz, bükülmez bir eylemsizliği temsil etmektedir. Onların inançları, onlara sadece Aes Sedailer’in saygısını verdi. Da’shain’in Aes Sedai’ye hizmet etmesi geleneğinin kökenleri uzun süredir unutulmuş olsa da geleneksel hale geldi. Bu hizmetin kesin doğası belirsizdir, ancak çoğu ev kendi kendini temizlemiş olsa da asistanlar veya yardımcılar, belki de temizlikçiler şeklinde görünmektedirler. Dai’shain Aiellerin sayısı Aes Sedailer’den az olduğundan çoğu Aes Sedai hizmet almadığı gibi oldukça meşgul araştırmacı veya bilim insanı Aes Sedailer’e genellikle iki ya da üç Dai’Shain Aiel’in hizmet ettiği bilinmektedir.

Da’shain’in aşırı pasifizmi bir şekilde çevrelerindeki dünyaya farkındalıklarını arttırdı. Bazıları alışılmadık yetenekler sergiledi. Bazıları kurtlarla konuşabildi. Diğerleri insanları çevreleyen auraları farkettiler ve çıkarabildikleri anlamların kişinin geleceğinden haber verdiğini öğrendiler. En yaygın yetenek Tel’aran’rhiod, Düşelr Dünyası’nda yürümelerine ve kendi amaçları için kullanmalarına izin veren yetenekti. Bu yetenekler Tek Güç ile ilgisizdi (yani sahip olanların çoğu yönlendiremiyordu.).

Çok sayıda Da’shain Aiel de doğayı manipüle edebilir. Da’shain Aiel, Nym ve Ogier’in “Tohum Şarkısı” adı verilen bir yöntemle tarlalarda büyümeyi teşvik ederek bir çiftliğin verimliliğini beş veya altı kat arttırır. Dai’shain ile normal nüfus arasındaki temel fark, genel bir hırs eksikliğiydi. Dai’shain, bulundukları yere hizmet etmekten memnundu, ancak çoğu insan, daha etkili (ve daha prestijli) hizmet verebilecekleri yerde çalışma alanlarının zirvesine çıkmaya istekliydi.

Çalıştıkları alanda üstün başarı sergileyenlere, onları tanımlamaları için üçüncü bir isim verilmiştir. Birçok kişi prestijli üçüncü ismi almaya çalıştı, ancak çoğu başarısız oldu. Ne var ki Aes Sedailer, hepsi olmasa da, genellikle yaptıkları çalışmalar dolayısı ile üçüncü bir isme haiz olurlardı.

O zaman Efsaneler Çağı, barış, uyum ve memnuniyet çağıydı. Kaos ve savaşın ateşlerinden doğan ve içinde de ölmeye mahkum olan bir çağ.

Zaman Çarkı dizisinin, Game of Thrones gibi başarılı olup olamayacağını incelediğimiz yazımızı da size öneririz.


FantasGEEKe Abone Ol

FantasGEEK Posta listemize abone olarak yeni içeriklerden ilk senin haberin olsun

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.

Related Posts

Yorum Bırak


FantasGEEKe Abone Ol

FantasGEEK Posta listemize abone olarak yeni içeriklerden ilk senin haberin olsun

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.